|
Administrator tarafından yazıldı
|
|
Cumartesi, 26 Nisan 2008 11:33 |
|
1892'de Yugoslav mühendis Nikola Tesla tarafından bulunan Tesla bobini, yüksek gerilim ve yüksek frekanslı bir akım kaynağıdır. Düşük gerilim kaynağını yüksek gerilim kaynağına dönüştürmek için, bir İNDÜKSİYON BOBİNİ kullanılır. İndüksiyon bobininin ikincil sarım uçları (yüksek gerilimin uçları), bir kıvılcım aralığına (Tesla'nın ilk aygıtında kıvılcım aralığı yerine, bir Leyden şişesi yerleştirilmişti) bağlanır. Devre, Tesla bobininin birincil sarımı ve KONDANSATÖR üstünden tamamlanır. 
Birincil sarım magnetik olmayan bir çekirdek üstüne sarılı birkaç sargıdan oluşur ve çok sargılı olan ikincil sarımdan, ya hava boşluğuyla ya da yağla ayrılır. Birincil sarımdaki gerilim, tıpkı indüksiyon bobi-nindekine benzer bir süreçle artarak, ikincilden çıkar. Birincil devrede bulunan kıvılcım aralığı, akımın birincil bobinde birkaç milyon hertzlik bir salınımla titreşmesine neden olur. Titreşimin etkisiyle ikincil uçlardan, hem yüksek gerilim, hem de yüksek frekans elde edilir. Aygıt genellikle, deneysel çalışmalarda kullanılır. |
|
Son Güncelleme: Pazartesi, 11 Ocak 2010 00:22 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Administrator tarafından yazıldı
|
|
Pazar, 27 Nisan 2008 18:00 |
|
İnsanoğlunun uzay çalışmalarında yeni aşamalar yapabilmesi, Dünya çevresindeki yörüngelere labora-tuvarlar yerleştirilip, bilim' adamlarının buralarda araştırmalar yapmalarına bağlıdır.
A.B.D'nin Skylab uzay istasyonunda yapılan araştırmalar, yakında, her türlü katkıdan arınmış, son derece arı metallerin elektrik fırınlarında oluşturulmasına olanak" veren «uzay fabrikaları» yapılacağını düşündürtmektedir. Yerçekimi bulunmayan bir ortamda, katı çeliğin birçok özelliğini taşıyan, son derece hafif, köpüklü çelik yapılabilir. Aynı yöntemle, metal ve cam ya da metal ve seramik gibi benzeşmeyen malzemeler de birleştirilebilir. Böylece elektronik endüstrisi için çok arı billurlar yapılabilir. Uzay laboratuvarı-nın ağırlıksız ortamı, belirli hastalıkların tedavisinde kullanılan çok sayıda antikorun yapımı gibi özel biyolojik maddelerin arılaştırılması ya da çok arı aşıların hazırlanması gibi duyarlı yöntemler için de son derece elverişlidir. |
|
Son Güncelleme: Pazartesi, 11 Ocak 2010 00:19 |
|
Devamını oku...
|
|
Administrator tarafından yazıldı
|
|
Cumartesi, 26 Nisan 2008 09:15 |
|
Tel, önemli bir endüstri ürünüdür. Seri üretimine XIX. yüzyılın ortalarında, buhar makinasının bulunmasından sonra başlanmıştır. Eskiden tel, ince metal şeritler kesilerek elde edilirdi. METAL ÇEKME tekniği bilinmekteydi: ama işlem, kalıptan çekimi yapanın kuvvetine bağlı olduğu için, bu yöntemle yalnızca küçük çapta ve kısa boyda teller üretilebiliyordu. 
Tel çekme: Günümüzde tel çekme, otomatik ma-kinalarla «çubuk» denilen haddelenmiş metallerden yapılmaktadır (Bk. LEVHA ÇEKME, METAL). Çubuklar yüksek derecelerde (1 090°C) haddelendiğinden, çekme kalıplarından geçmelerinden önce, üstlerinde oluşan pürüzlerin temizlenmesi gerekir. Temizleme işlemi genellikle asit banyosunda gerçekleştirilir. Yay üretiminde kullanılacak tellereyse. kum banyosu uygulanır. Sonra çubuklar yıkanır, kullanılan çeliğe ve kullanım alanına göre hazırlanan bir çözeltiyle kaplanır. Bazı çözeltiler, çubukların bir fırında tavlanmasını gerektirir. Kaplama, çekme işlemi sırasında yağlayıcıyı taşıma görevini üstlenir. |
|
Son Güncelleme: Pazartesi, 11 Ocak 2010 00:11 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Administrator tarafından yazıldı
|
|
Cuma, 25 Nisan 2008 22:25 |
|
Yüzyıla yakın süredir deneysel amaçlarla tek raylı demiryolları yapılmaktadır. Tek ray, az yer kaplaması nedeniyle iki raydan üstün görünmesine karşılık, uygulamada hem karmaşık sorunlar yaratmış, hem de yüksek yollar nedeniyle göze hoş görünmeyen yapıların ortaya çıkmasına yolaçmıştır. Bir başka sorun da, araçların bir yoldan ötekine alınması olmuştur.
Lartigue sistemleri: İlk tek raylı sistemlerde, yer düzeyinden yukarı kaldırılmış raylar kullanıldı. Bu sistemde araçlar, tıpkı heybe gibi iki yandan aşağı sarkıyordu. İlk tek raylı demiryolunun patenti 1821 yılında Henry Robinson Palmer tarafından alındı. İlk yolsa, 1824 yılında kuruldu. Tahtadan yapılan asma ray, sağlam tahta destekler üstüne yerleştirilmişti. Rayın üstünde bulunan demir çubuk, aracın çift kenarlı tekerleklerini, aşınmalara karşı koruyordu. |
|
Son Güncelleme: Pazartesi, 11 Ocak 2010 00:18 |
|
Devamını oku...
|
|
Administrator tarafından yazıldı
|
|
Cumartesi, 26 Nisan 2008 22:23 |
|
Uçak gemisine inen uçakların, hızlarının 60 metre içinde saatte yaklaşık 240 km'den sıfıra düşürülmesi gerekir. Uçakların ağırlıkları 25 ton kadar olabildiğinden, hareketten kaynaklanan ve giderilmesi gereken kinetik enerji oldukça büyüktür.
Bu işlem sırasında, uçak düzgün biçimde yavaş-lamalı, pilotun boynunu kırabilecek, uçağın yapısında aşırı yüklenmelere yolaçacak ya da pisti bozacak apansız darbeler oluşmamalıdır. En uygun durum, yavaşlatıcı etkinin çok küçükten başlayıp, yavaş yavaş artarak, en yüksek değere ulaşması ve uçak bütünüyle duruncaya kadar bu değeri korumasıdır. |
|
Son Güncelleme: Pazartesi, 11 Ocak 2010 00:25 |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 > 24 |